Ar-Ge uzmanı Prof. Dr. Jones: Türkiye ilaç Ar-Ge’sindeki beklentilerini artırmalı

May 05 2008 Published by under 1. Sayı

Prof. Dr. Trevor Jones

Otuz yedi araştırmacı ilaç firmasını çatısı altında toplayan Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği’nin (AİFD) davetlisi olarak bir süre önce İstanbul’a gelen İngiliz İlaç Endüstrisi Derneği Eski Genel Direktörü ve Ar-Ge Uzmanı Prof. Dr. Trevor Jones, düzenlediği basın toplantısında dünyadaki ilaç araştırma ve geliştirme çalışmaları hakkında bilgi verdi. İlaç geliştirilmesi konusunda uzman olarak tanınan, pek çok önemli hastalıkla ilgili yenilikçi ilacın geliştirilmesi sürecini bizzat yönetmiş bulunan ve bu alanda uluslararası bir otorite olarak kabul edilen Prof. Jones’un verdiği bilgilere göre araştırmacı ilaç firmaları dünya çapında yılda 72 milyar dolar yatırım yapmaktalar. Bu yatırımlar son dönemde Doğu Avrupa ülkelerine yönelmeye başladı. Gelecek projeksiyonları açısından değerlendirildiğinde 2010 itibarı ile bu alandaki toplam yatırımların 117 milyar dolara ulaşması beklenmekte. Prof. Jones Türkiye’nin Ar-Ge yatırımları için pek çok avantaja sahip olduğuna dikkat çekerek, doğru stratejilerle, küresel Ar-Ge’nin yaklaşık yüzde 1’i olan 700 milyon dolarlık yatırımı çekmenin mümkün olduğunu vurguladı.

Büyük bir ekonomik pay almamız mümkün

Ar-Ge yatırımlarının son dönemde Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine yönelmesine karşılık, Türkiye’nin bundan daha fazla pay alacağını öngörmenin de yanlış olmayacağına değinen Prof. Trevor Jones ilaç Ar-Ge’sinde Türkiye’nin yeri konusunda şöyle konuştu: “Son derece iyi yetişmiş insan kaynaklarına, mükemmel hastane ve üniversitelere rağmen, Türkiye uluslararası Ar-Ge yatırımlarından çok küçük bir pay alabiliyor. Dünyada yılda 72 milyar dolar araştırmalar için harcanırken, Türkiye’de klinik araştırmaların bütçesi 30 milyon dolar civarında kalıyor. Buna karşılık pek çok Türk araştırmacı ABD’de ve Avrupa ülkelerinde başarılı araştırma çalışmaları yürütüyorlar. Oysa Türkiye dünyadaki yatırımların yüzde 1’ini alsa, bu yılda yaklaşık 700 milyon dolarlık yatırım anlamına gelir.”

Prof. Dr. Jones Türkiye’nin ilk aşamada, uluslararası araştırmacı ilaç firmaları ile yakın ilişki içinde çalışarak klinik araştırmalara dahil olması gerektiğini vurgulayarak, bunun Türk hastalar için de çok yararlı olacağını söyledi. Prof. Jones’a göre, bundan sonraki aşama Türkiye’nin tıp ve ilaç alanındaki akademik araştırmalarını artırmak olacak. 2010’da dünyanın 10. büyük ilaç pazarı olması beklenen Türkiye, Ar-Ge kapasitesini geliştirdikçe küresel ilaç sektöründeki ağırlığını daha da artırabilecek. Ancak bu söz konusu yatırımın çekilebilmesi için birkaç temel gereklilik var. Bunların başlıcaları düzenleyici yapıların etkin ve şeffaf olması, fikri mülkiyet haklarının güçlü bir şekilde yerleşmesi, eğitim sistemi ve özel sektör arasında bağların oluşturulması. Türkiye’nin ilgili düzenlemeleri AB standartlarına çıkartarak modernleştirmesi ve daha şeffaf kılması gerekiyor. Yatırım ortamını iyileştirecek önlemler, uygulamalı bilimler alanında eğitime destek ve halen 2-3 yıl kadar sürebilen yeni ilaçların onaylanması sürecinin kısaltılması gibi adımlar da Ar-Ge yatırımlarını Türkiye’ye çekecek etkenler arasında yer alıyor.

Yeni ilaç geliştirme çalışmalarını çekmek için halen pek çok ülke yoğun bir rekabet içinde bulunuyor. Yatırım ortamlarını düzelten, düzenleme ve uygulamalarında şeffaflığı güçlendiren İrlanda ve Singapur gibi ülkeler ilaç Ar-Ge çalışmalarından aslan payını alıyorlar. Çin ve Hindistan da uluslararası standartları hayata geçirmek yönünde attıkları adımlarla araştırmacı ilaç firmaları için giderek daha cazip bir konuma geliyorlar.

Henüz yorum yapılmamış

Bir Cevap Yazın