Bir tatlı tebessüm

Eki 04 2010 Published by under 8. Sayı

Kadriye Kaya kayakadriye@mynet.com

Bir önceki sayıda siz değerli dostlarıma bu hastalığı yenmiş kişilerin öyküsü ile karşınıza çıkacağımı belirtmiştim. İşte size yaşanmış dopdolu bir yaşam öyküsü, Melek Sevil İrengü, yani “bir tatlı tebessüm!” Okudukça dertlerinizi unutacaksınız. En kısa bir zamanda şifa bulmanız dileklerimle. Lütfen örnek öykülerinizi benimle paylaşın.

Sevgi ve saygılarımla sıcak bir merhaba öncelikle;

Bu güzel yaşamın güneşli aydınlık gününde, koşuşturan insanların sağlıkla sonsuz güzellikleri tadabilmesinde çok büyük payları olan, hastasının canını, kendi canı gibi koruyan, şifa taleplerine ilimleriyle, esirgemedikleri ilgi ve sevgileriyle karşılık veren doktor, hemşire ve personeliyle tüm sağlık ordusuna, sonsuz teşekkürlerimle sağlıklı ve gönüllerince bir yaşam dilerim. Sağlıklı ve mutlu yaşamak hepimizin hayatta ilk hedefimiz olmalı. Okuduklarımız izlediklerimiz, hedefe yolumuzu aydınlatmalı. Günlük yaşantımızda daima, on şey için zaman ayırmaya özen ve gayretle alışkanlık edinildiğinde, yarar sağlanan hususları sevgiyle bir analım; insan olduğumuzu anlamak için; sevmeye, başkalarından farkımızı anlamak için; düşünmeye, düşüncelerimizi renklendirmek için; hayal kurmaya, kendi ayaklarımızın üzerinde durabilmek için; çalışmaya, kendimize yeni ufuklar açmak için; okumaya, yeniden enerji depolamamız için; eğlenceye zamandan kazanmamız için; plan yapmaya, hiç ummadığımız bir zamanda bir şeylerin bizim lehimize işlediğini görmemiz için; başkalarına yardıma gayretle “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır”; sözüne kalpten inanır ve uygularız. Ruhumuzu huzura kavuşturmak için; inanca, sağlığa bir iksir olacağını düşündüğümüzden, daima gülmeye, dinlenmeye zaman ayırmalıyız.

Gülmek, güller açtırır insanın yüzünde! Güler yüzlü tanımı insana çok yakışır. Bu çocukluğumdan beri duyduğum bir alışkanlığım. Müzik ritim dans ve gülümseme; mutluluğun bedende doğal yansıması. Bu nedenle sağlık sohbetlerimi “Gülümsemenin Dansı” adı altında sunmaktayım. Gülmek bir reflekstir. Yüzdeki on beş kasın birbirleriyle uyumlu sinirsel düzenini geliştirir. Gülen, karşısındakilere ikramda bulunur. Misafirin istediği de tatlı dil güler yüzdür. Gülmek stres hormonlarının sayısını azaltır ve tümör hücrelerini öldüren faydalı hücrelerin çoğalmasını sağlar. Gülme aynı zamanda, bağışıklık sisteminin dayanıklı ve güçlü olmasında; ruhsal ve bedensel sağlığımızda da önemli roller üstlenir. Gülerken gözlerden hafif bir yaş gelir, bu da gözlerin parlamasına, insanın rahatlamasına neden olur. Ağla açılırsın demezler mi bazen.

Ağrılardan mı yakınıyorsunuz? Gülün! Çünkü beyinde ağrıları dindiren bir madde olan endorfin salgılanır, kalp atışları hızlanır ve akciğerlerden nefes boşalımı olur, yüz kasları gerilir, akciğerlerden gelen havayla diyafram titreşir, güçlü bir kahkaha sesi duyulur, bacaklar bükülür, kasları kontrol etmek zorlaşır, parmaklar bükülür, oynatılır. Organlarımızın organize olduğu olumlu oluşum gülme; sağlığın güvencesi, toplumsal iletişimin harika bir köprüsüdür. İnsanlığın ortak dili gülme; insanın kendini iyi hissetmesi ve güvende hissetmesinin getirdiği bir rahatlamanın göstergesidir. Gülen insan yalnız değildir.

Siz gülerseniz, dünya da sizinle güler…

Henüz yorum yapılmamış

Bir Cevap Yazın