Domuz gribinde güncel durum

Eyl 09 2009 Published by under 6. Sayı

2009-2010 mevsimi aşısının hemen hemen tamamen hazırlanmış olması nedeniyle pandemik aşının üretimi değiştirilememekte. SAGE mevsimsel aşıdan pandemi aşısına geçişi bu nedenle önermemekte.

 11 Temmuz 2009’da Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yeni bir influenza tipi (H1N1) konusunda global pandemi bildirdi ve dünya çapındaki pandemi alarmını 6. dereceye çıkarttı. Pandemi alarmının 6. seviyeye çıkartılmasının nedeni ise, virüsün neden olduğu hastalığın şiddeti değil, yayılımının çok hızlı olmasıydı. Zira açıklamanın yapıldığı zamana dek 70 ülkeden H1N1 saptandığına dair raporlar gelmişti. DSÖ’nün pandemi bildirmesinden bu yana yeni H1N1 virüsü yayılımını sürdürdü, dünyanın değişik ülkelerinden bildirilen vaka sayısı da iki katına ulaştı. Güney yarım kürede grip mevsimi başlamıştı, hastalığı bildiren ülkelerde H1N1 normal grip virüsüyle birlikte yayılım göstermekteydi. H1N1 ABD’de de mevsimsel yayılımını sürdürdü, bazı durumlarda ise salgın özelliği gösterdi. ABD en çok vaka bildirilen ülke oldu, ancak bildirilen vakaların çoğu ek bir tedaviyi gerektirmeden iyileşmekteydi.

Yeni influenza A (H1N1) virüsü domuz kaynaklı bir virüs olarak tanımlandı ve ilk vakalar Mart-Nisan 2009 tarihlerinde Meksika ve ABD’den bildirildi. Yeni influenza A’nın da daha çok hapşırma ve öksürme ile taşındığı ve bilindik grip şeklinde yayıldığı düşünülmekteydi. Buna karşılık enfekte materyallere dokunulmasının ardından ağız ve burnun ellenmesiyle de yayılım olduğu düşüncesine varıldı. Yeni H1N1 virüsü de ateş, öksürük, boğaz ağrısı, yaygın vücut ağrısı, baş ağrısı ve halsizlik şeklinde grip benzeri belirtilere neden olmaktaydı. Bununla birlikte, bazı hastalarda bulantı, kusma ve ishal de bildirildi.

ABD’de ilk kesin vaka Center for Disease Control (Hastalık Kontrol Merkezi, CDC) laboratuarlarında 15 Nisan 2009’da saptandı ve insandan insana yayıldığı sonucuna varıldı. 22 Nisan’da CDC toplum sağlığı yanıtını artırmak için Acil Operasyonlar Merkezi’ni aktive etti. 26 Nisan’da ABD Yönetimi halk sağlığı açısından acil bir durum olduğunu açıkladı ve ulusal pandemi cevap planını hızlı bir şekilde uygulamaya soktu. 19 Haziran 2009’da 50 ABD eyaleti de yeni H1N1 enfeksiyonunun sınırları içerisinde görüldüğünü bildirmişti, hastalığın etkinliği azalmakla birlikte, bazı durumlarda şiddetli aktivite gösteren vakalar da bildirilmekteydi. CDC H1N1’in kolay saptanması amacıyla bir PCR test sistemi geliştirdi ve kitleri ABD’deki sağlık merkezlerine dağıttı. Test sistemleri bunun dışında diğer ülkelere de iletildi. Bugün için de CDC hastalığın kontrol altına alınabilmesi için etkin bir şekilde çalışmayı sürdürmekte. Dünya Sağlık Örgütü Başkan Yardımcısı Keiji Fukuda, A/H1N1 virüsünün neden olduğu salgının henüz ilk safhada olduğunu açıkladı. Sonbahar gelmeden önce aşı üretimini hızlandırmanın yollarını aradıklarını belirten Fukuda, aşının güvenilirliği konusunda asla ödün vermeyeceklerini vurguladı. Dünya Sağlık Örgütü sözcüsü Gregory Hartl da bir basın toplantısı düzenleyerek, virüsün yakında dünyanın her köşesine yayılacağı uyarısında bulundu. Hartl, virüsün örgüte üye 193 ülkeden 160’ına yayıldığı göz önünde bulundurulduğunda, bütün dünyanın risk altında olduğunun söylenebileceğini belirtti.

 Türkiye’de durum

23 Temmuz 2009 itibarıyla, Türkiye’de görülen toplam domuz gribi (H1N1 2009) vakası sayısı 139’a ulaştı. Sağlık Bakanlığı, bu vakaların 35’inin yerli vaka olduğunu bildirdi. Bakanlık, 139 vakadan 25’inin tedavisinin ayakta, iki vakanın tedavisinin hastanede devam ettiğini, geri kalan vakaların iyileştiğini açıkladı. Türkiye’nin, domuz gribi tedavisinde kullanılan ilaçlara fazlasıyla sahip olduğu, depolarda halen 2 milyon 15 bin kutu (20 milyon 150 bin doz) ilaç bulunduğu, 100 bin kutu ilacın da Türkiye’ye gelmesinin beklendiği bildirildi. Yetkililer, bazı ülkelerin ilaç stoku yapmaya başladığının anımsatılması üzerine, “Türkiye için endişe edilecek bir şey yok. Onlar hazırlıksız. Depomuzda ilacımız var” dedi. 

Yetkililer, insanların toplu halde bulunduğu spor karşılaşmaları ve okullarda bir kısıtlamaya gidilmesinin şu noktada söz konusu olmadığını ifade ederek, Türkiye’nin domuz gribinde 6. safhaya ulaşmadığını anımsattı.

 Hekimlere öneriler

CDC hastalığın tanısının konması, hastaların bakımı ve antiviral ilaçların kullanımı konusunda sağlık çalışanlarına yönelik bir takım öneriler yayınladı. İnfluenzada kullanılan antiviral ilaçlar (haplar, sıvılar ve inhale edilen tozlar) reçeteye tabi ilaçlar sınıfına girmektedir. İnfluenza tedavisinde kullanılan ilaçlar öncelikle hastaneye yatırılmış hastalarda kullanılmak durumundadır. Buna ek olarak hamile kadınlar, çocuklar, astım, diyabet gibi metabolik hastalıkları olanlar, kronik kalp hastaları, kronik akciğer hastaları, böbrek hastaları, bağışıklık sistemi zayıflamış olanlar ve nörolojik ve nöromusküler hastalığı olanlar da tedavi açısından öncelik göstermektedir.

Toplum sağlığı açısından öneriler

Grip benzeri semptomlar gösteren bireyler hastalığın yayılmasının engellemesi amacıyla evde tutulmalı ve ilk bakımları evde gerçekleştirilmelidir. Hastalarla ilgilenen sağlıklı bireyler maskeler yardımıyla korunmalıdır. Virüsün yayılmasının önlenmesi amacıyla, eller daha sık yıkanmalı, hasta bireyler evde kalmalı ve sağlıklı kişilerle bir araya gelmemelidir. Avrupa’nın salgından en kötü etkilenen ülkesi olan İngiltere’de bulunan kiliseler, pazar ayinlerine katılan halkın sağlığını korumak için çeşitli tedbirler aldı. Buna göre ayin sırasında aynı kadehten şarap yudumlanmayacak, parmaklar kutsal suya daldırılarak haç çıkarılmayacak ve mümkün olduğunca el sıkışılmayacak. Kosta Rika’da 227 yıldır yapılan Roma Katolik haccı da salgın nedeniyle iptal edildi.

Arap ülkelerinin sağlık bakanları ise domuz gribi nedeniyle hac ziyaretine kısıtlamalar getirilmesi konusunda fikir birliğine vardılar. Buna göre yaşı 65’ten büyük, 12’den küçük olanlar ve kronik hastalıkları bulunanlar hac ziyaretinden muaf tutulacak.

 Aşı çalışmaları

Yeni H1N1 influenzanın kontrol altına alınmasında aşılar büyük önem taşımaktadır. ABD Yönetimi yeni aşının hazırlanması için aşı üreticisi firmalarla yakın bir çalışma içine girdi. CDC tarafından izole edilen virüs aday aşının hazırlanabilmesi amacıyla endüstri kuruluşlarına iletildi. Buna karşının aşının geliştirilmiş olmasından sonra ulusal düzeyde yeterli stokların oluşturulması aylar gerektiren bir süreç olduğundan yeni H1N1 influenza aşı kampanyasına hazırlanılması için yerel ve uluslararası kuruluşlar ve kurumlar uyarıldı.

Domuz gribine yönelik aşı çalışmaları da bütün hızıyla sürüyor. İsviçreli ilaç firması “Novartis”, domuz gribine yol açan Influenza A/H1N1 virüsüne karşı kullanılacak aşının ilk seri üretiminin gerçekleştirildiğini bildirdi. Şirketten yapılan açıklamada, söz konusu aşının üretiminin hücre kültüründe gerçekleştirildiği açıklandı ve ilk üretimin haftalar sonra mümkün olacağının öngörülmesine rağmen daha erken gerçekleştirilmiş olduğu bildirildi. Aşının ilk serisinin ön klinik deneyler ve değerlendirmeler için kullanılacak, üretim ise Almanya Marburg’daki tesislerde gerçekleştirilecek. Söz konusu tesislerin bir hafta içinde milyonlarca doz aşı üretebilecek kapasiteye sahip olduğu belirtildi. Üretim için ayrıca ABD Kuzey Carolina’daki ikinci bir tesisin bulunduğu ifade edilen açıklamada, şimdiye kadar 30′dan fazla hükümetten aşı talebi geldiği de kaydedildi.

Dünyanın önde gelen aşı firmalarından biri olan GlaxoSmithKline (GSK) da Dünya Sağlık Örgütü’nden aldığı çekirdek virüs ile Kanada ve Almanya üretim tesislerinde aşı üretim çalışmalarını sürdürmekte, aşının sonbaharda hazır olması beklenmekte. GSK, İngiltere, Fransa, Belçika ve Finlandiya hükümetlerinden çeşitli dozlarda A (H1N1) gribi aşısı temini konusunda talep aldı. Aşı üretimi konusunda çalışan üçüncü firma ise Sanofi-Aventis. grubunun aşı kuruluşu olan Sanofi-Pasteur. Sanofi-Pasteur’ün virüs örneğini almasıyla “pasajlama” adı verilen üretim sürecine başlanacak, ardından da ürün örneği üretilecek.

Yaklaşık 2 hafta sürecek pasajlama sürecinin ardından kalite kontrol işlemleri yapılacak ve aşı firması endüstriyel bazda üretime başlayabilecek duruma gelecek. Sanofi Pasteur, grip aşısı üretimini Swiftwater, Pennsylvania ve Fransa Val de Reuil’daki tesislerinde gerçekleştiriyor.

ABD Stratejik İlaç Stoku’nda bulunan influenza haplarının %25’i CDC tarafından ulusal ölçekte dağıtıldı. Yeni H1N1 konusundaki gelişmeler FluView tarafından haftalık olarak bildirilmekte. Bugün için saptanan influenza virüslerinin hemen hemen tümünün yeni H1N1 virüsü olduğu açıklandı. 

 Dünya Sağlık Örgütü’nün çalışmaları

7 Temmuz 2009’da Dünya Sağlık Örgütü’nün bağışıklama konusundaki Stratejik Uzman Danışma Grubu (Strategic Advisory Group of Experts, SAGE) konuyu tartıştı ve alınacak önlemler ve aşılama (aşı üretim kapasitesi, olası aşılama stratejiler) konusundaki görüşlerini açıkladı. Uzmanlar pandemi ortaya çıkması durumunda aşılama stratejilerini dile getirdiler: “Toplum sağlığı sisteminin bütünselliğini koruyun, morbidite ve mortaliteyi azaltın ve pandeminin ülkeler arasında yayılmasını engelleyin”.

Hastalığın yayılması önlenemeyeceğinden, bütün ülkelerin aşıya gereksinimi olacaktır. SAGE ülkeler arasında aşıya erişimin hakkaniyet ilkelerine uygun olmasının öneminin altını çizdi. DSÖ Genel Başkanı Dr Margaret Chan tarafından şu açıklamalarda bulunuldu:

• Bütün ülkeler sağlık sistemi altyapısının korunması amacıyla öncelikle kendi sağlık personelini aşılamak durumundadır. Başlangıçta üretilen aşılar yeterli olmayacağından aşılamada basamaklı bir strateji uygulanacaktır.

SAGE aşılamada şu sıranın uygulanmasını önermektedir: Altı aydan daha ileri hamile ve en az bir kronik hastalığı olan kadınlar, 15-49 yaş arası sağlıklı erişkinler, 50-65 yaş arasında sağlıklı erişkinler ve 65 yaş ve üzeri sağlıklı erişkinler.

• Pandemik aşının geliştirilmesinde yeni teknolojiler kullanıldığından ve insanlardaki uygulamaları detaylı olarak test edilmemiş olacağından, aşının sunum sonrası izlenmesi büyük önem taşımaktadır. Buna ek olarak aşının immünojenisitenin hızlı bir biçimde değerlendirilmesi, güvenlilik ve etkinlik parametrelerinin ivedilikle saptanması özellikle önemlidir. Buradan elde edilecek verilerle yeni aşılama stratejileri geliştirilecektir.

• Başlangıçta bulunabilecek aşı miktarı olasılıkla az olacağından, SAGE virüsün olası farklılaşmış (drifted) biçimlerine karşı aşı geliştirilene dek su içerisinde yağ adjuvanlarla hazırlanmış canlı influenza aşılarının kullanılması önemlidir.

2009-2010 mevsimi aşısının hemen hemen tamamen hazırlanmış olması nedeniyle pandemik aşının üretimi değiştirilememekte. SAGE mevsimsel aşıdan pandemi aşısına geçişi bu nedenle önermemekte. <<

——————-

Dünya Sağlık Örgütü’nün önerileri

>> Dünya Sağlık Örgütü bireylere hastalıktan korunmaları konusunda önerilerde bulundu:

• Bilgilenmeyi sürdürünüz. Sağlık görevlileri yeni gelişmeler konusunda sizleri düzenli olarak bilgilendireceklerdir.

• Herkes sağlığını korumak ve virüsün yayılmasını engellemek amacıyla aşağıdaki basamakları her gün yerine getirmek durumundadır:

• Hapşırır ve öksürürken ağzınızı ve burnunuzu bir mendil yardımıyla kapatınız. Ağız ve burun salgılarınızın bulaştığı bu mendili daha sonra ayrı bir çöp poşeti içerisinde atınız.

• Hapşırma ve öksürme sonrasında ellerinizi sabun ve suyla yıkayınız, Alkol bazlı temizleyiciler de etkilidir.

• Gözlerinize, ağzınıza ve burnunuza ellerinizle temas etmeyiniz, virüs bu şekilde bulaşmaktadır.

• Hasta bireylerle yakın temasa girmeyiniz.

• Hasta iseniz ya da grip benzeri şikayetleriniz varsa, hastalık belirtileri geçene dek ya da son 24 saati sağlıklı geçirene dek, 7 gün boyunca evden çıkmayınız. Bu davranış virüsün diğerlerine bulaşmasını ve yayılmasını önleyecektir.

• Toplum sağlığı konusunda yönlendirmeleri yakından izleyiniz.

Henüz yorum yapılmamış

Bir Cevap Yazın