Nöropatik Ağrı Platformu Tanı ve Tedavi Kılavuzu hazırladı

Eyl 10 2009 Published by under 6. Sayı

Sayıları Türkiye’de ortalama 800.000 kişiyi bulan nöropatik ağrı hastalarının yaklaşık %50’sini diyabet hastaları oluştururken, uzun zamandır diyabet hastası olan kişilerin yaklaşık yarısında nöropatik ağrı görülebiliyor.

 Sinir sisteminin hasar görmesi sonucunda ortaya çıkan ve genellikle hastalar tarafından ‘delici, yakıcı, iğne gibi batan bir ağrı’ olarak tanımlanan ‘nöropatik ağrı’ya klasik ağrı kesiciler fayda etmiyor. Genellikle şiddetli olan bu ağrı, kişilerin hayatını fiziksel ve sosyal olarak alt üst ediyor. Hastaların yarısı işten ayrılıyor, bir kısmı evden hiç çıkamaz hale geliyor.

Pfizer’in katkılarıyla basını bilgilendirmek amacıyla gerçekleştirilen toplantıda bu süreğen ağrı türünü değerlendirmek amacıyla Türk uzmanlar İstanbul’da bir araya geldiler. Toplantıda konuşan Hacettepe Üniversitesi Nöroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr Ersin Tan “Multidisipliner yaklaşımla kurduğumuz Nöropatik Ağrı Platformu’nu paylaşmak amacıyla biraraya geldi. Snaps adında, özelliği 9 disiplinden bir araya gelen hekimlerin kurduğu bir platform kurduk. Bunun sonrasında 10 ayrı hastalık türünde nöropatik ağrının nasıl tanısının konulduğu ve tedavisinin yapılacağını içeren, dünyada ilk olan bir kılavuz hazırladık” dedi. Türkiye’de yaklaşık 800.000 kişi tarafından çekilen bu ağrının bilinenden farklı olduğunu vurgulayan Prof. Tan, “Özellikle yanıcı, delici, batıcı şekilde ve kronik bir ağrı. Bazı hastalılarda olay sonrasından 3-46 ay sonra ortaya çıkıyor. Yanlışlıkla basit ağrı kesicilerle tedavi edilmeye çalışılıyor. Oysa nöropatik ağrı bu tür ağrı kesicilere cevap vermez. Bu nedenle Nöropatik Ağrı Platformu’nun amacı hem toplumu hem de hekimleri bilgilendirmek. Çünkü yanlış reçeteler inanılmaz bir maddi kayba yol açıyor. Hastaları bilgilendirip hangi uzmanlık alanlarının bununla ilgilendiğini ve hekimlerin de doğru tanı ve tedavi yöntemlerinin öğrenilmesi gerekli” dedi.

Prof. Dr. Süleyman Özyalçın:

“Meme ameliyatları sonrası %50’lere varabiliyor”

İstanbul Tıp Fakültesi Algoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Süleyman Özyalçın algolog olarak neler yapılabileceğini anlattı. Özyalçın şunları söyledi: “Ben bir örnekle başlamak istiyorum. Postoperatif bir ağrıdan bahsediyorum ve bu alanda ön sırada cerrahlar vardı. Bazı ameliyatlarda, ameliyat sonrası kronik ağrı ortaya çıkabileceğini söylemiştim. Biri çıktı ve “beceriksiz cerrahların hatasıdır” dedi, ama bunlar beceriksiz cerrahlarla ilişkili değildir. Meme ameliyatı sonrası %50’lere varabiliyor. Sonra o cerrah arkadaş geldi ve fıtık ameliyatı sonrası ortaya çıkan nöropatik ağrısını anlattı. Bu ağrıyı daha iyi anlamamıza bir örnektir”. Tedavide ağırlıklı olarak ilaç tedavilerinin söz konusu olduğunu vurgulayan Prof. Özyalçın, bazı fiziksel tıp yöntemleri de kullanılabileceğini, ancak bunların da yeterli olamadığı durumlarda algologlar olarak bir takım girişimsel tedavileri uyguladıklarını belirtti. Özyalçın sözlerini şöyle sürdürdü: “Mesela sempatik sinirlerin bloke edilmesi, omuriliğe pil yerleştirilmesi yardımcı olabiliyor. Bazı nöropatik ağrı modellerinde, fantom ağrılarında omurilik pillerinin de yararlı olduğunu biliyoruz. Bunlar ilk tedavinin başarılı olamaması durumunda kullanılan tedaviler. İlaç pompaları da yerleştirebiliyoruz. Örneğin trigeminal nevraljide genellikle epilepside kullanılan ilaçlar kullanılır. Ama doz artırıldığında trigemial siniri ısı lezyonlarıyla bloke edip ağrıyı önemli ölçüde gideriyoruz. Hasta 1-2 yıl, sinir kendini yenileyene kadar ağrısız bir dönem geçirebiliyor”.

Doç. Dr. Şerefnur Öztürk:

“Sümerlerden beri bilinen bir hastalık”

Ankara Numune Hastanesi Nöroloji Kliniği öğretim üyesi Doç Dr. Şerefnur Öztürk ise sözlerine nöropatik ağrının tarihi konusundaki bir araştırmasından söz ederek başladı. Nöropatik ağrının neredeyse insanlık tarihi kadar eski olduğunu söyleyen Prof. Öztürk, “Muazzez İlmiye Çığ’ı tanırsınız. Nöropatik ağrı konusundaki ilk kayıtlardan birini Çığ’ın çevirdiği binlerce tabletten birinde buluyoruz. MÖ 1250 Hitit Kralı 3. Hattuşi’nin eşi Putihepa eşi için Tanrı’ya şöyle yakarıyor: ‘Eğer eşimin hastalığı düzelir ve ayaklarını yakan ateşten kurtulursa, size lapis lazuli sapı olan altın bir kap hediye edeceğim’. Bu kaynaklardan 3. Hattuşi’nin daha çok ayaklarında olmak üzere günlük yaşamından alıkoyan bir ağrıdan yakındığını anlıyoruz. Bu ağrı nedeniyle kızının Mısır prenslerinden biriyle olan evliliğine bile gidemiyor. O dönemde çözümü olmayan bir ağrı. Belki günümüz koşulları olsaydı farklı şeyler yaşanacaktı. Hattuşi bu ağrı nedeniyle pek çok anlaşmaya da kendisi katılamıyor. Bunun uluslararası tıbbi literatürle paylaştım ve şimdi pek çok dergide de kaynak gösteriliyor” dedi.

Nöropatik ağrı çekenlerin %50’si diyabet hastası

Sayıları Türkiye’de ortalama 800.000 kişiyi bulan nöropatik ağrı hastalarının yaklaşık %50’sini diyabet hastaları oluştururken, uzun zamandır diyabet hastası olan kişilerin yaklaşık yarısında nöropatik ağrı görülebiliyor. Zona geçiren kişilerin beşte birinde bir yıldan uzun süreyle ağrı oluşurken, 70 yaşın üstündeki kişilerde bu oran yaklaşık %50’ye kadar çıkıyor.

Prof. Dr. Ersin Tan’ın verdiği bilgilere göre, nöropatik ağrı sinir sistemindeki harabiyet sonrasında ortaya çıkıyor. En büyük sıkıntı, yanıcı batıcı delici olması ve kronik seyretmesi. Hastalık diyabet, felç, multipl skleroz, trafik kazası sonrası, trigeminal nevralji gibi çok çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkmakta. Hastalar bu nedenle işgücü kaybına uğrarlar ve sosyal hayattan geri kalırlar. Son yıllarda nöropatik ağrının mekanizması aydınlatıldı ve buna yönelik ilaç geliştirildi. Diyabetli hastaların geceleri ayakları yanar ve uykusuzluk çekerler. Dahası nöropatik ağrı çocuklarda da görülebilmekte. Tan sözlerini şöyle sürdürdü: “Hastalığın tedavisinde bazı sara ilaçları, depresyon ilaçlar ve morfin gibi ilaçlar kullanılıyordu. Ama tedavi multidisipliner olarak yürütülmeli.

İlaç tedavisi yetersiz kaldığında fizik tedavi uzmanları, algologlar veya cerrahlar işin içine giriyor. Örneğin çok gazimiz var. Bu olaylar sonrası ortaya çıkan fantom, yani güdük ağrıları da nöropatik ağrının bir türüdür”. Tan hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçların basit ağrı kesiciler olmadığını özellikle vurguladı. “Örneğin elinize bir iğne batırdınız, bunu acı olarak hissedersiniz. Ama nöropatik ağrıda çok daha abartılı bir algı oluşur, buna hiperaljezi diyoruz. Bazen pamuk sürtmek bile dayanılamaz ağrı oluşturur. Hatta zona sonrasında hasta fanilasını bile hassasiyetten ötürü giyemez. Hastalar ayaklarını yorganın dışın çıkarır, zira ayaklarına değmesine dayanamaz”.

Prof. Dr. Ayşen Akıncı Tan:

“Fibromiyalji sendromu da bir nöropatik ağrı türü”

Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon AbD öğretim üyesi Prof. Ayşen Akıncı Tan ise artık bir nöropatik ağrı durumu olarak kabul edilen fibromiyalji sendromu konusunda bilgi verdi: “25-45 yaşlarda genç bayanlarda gördüğümüz genellikle kadınlarda görülen bir durum, eskiden bu şikayet kadının ev işlerinden bunalması gibi algılanıyordu. Ama artık bir nöropatik ağrı çeşidi olduğu ortaya çıktı. Yeni başlayan (6-12 ay) fibromiyaljilerde bu ilaçlar yardımcı oluyor. Ama daha kronik durumlarda diğer disiplinlerden de yardım almak zorunda kalıyoruz. Fibromiyaljide bugün için nöropatik ağrı ilaçlarını başarıyla kullanıyoruz”.

Hekimleri bilgilendirme çalışmaları sürecek

Prof. Dr. Ersin Tan platform konusunda da bilgi verdi. Platformun amacının hem hastaları hem de hekimleri bilgilendirmek olduğunu vurgulayan Prof. Tan, “Bir kılavuz hazırladık ve multidisipliner kongrelerde konferanslar vermeye başladık. Bundan sonra Sağlık Bakanlığı’na kılavuzu takdim ettik ve hekimlerin daha fazla bilgilendirilmesi açısından katkılarını talep ettik. Böylelikle gereksiz ilaç kullanımının da önüne geçmeyi amaçlıyoruz. Bizim algoritmamız kanıta dayalı olarak dünyada gerçekten tektir. Batı’dan bu kılavuzu görenler, beğenenler var. belki İngilizceye çevrilebilir. Hedeflerimizden biri de Türkiye’de bu konuda bir çalışma yapmak. Amacımız yeterince iyi bir eğitim sağlayıp, doğru ilaçları birinci basamak hekimlerine de reçete edilebilir hale getirmek”. Sağlık Bakanlığı’nın da çok iyi çalışmalar başlattığını söyleyen Doç Dr. Şerefnur Öztürk ise, son olarak yaşlı sağlığıyla ilgili uzmanlık dernekleri aracılığıyla başlatılan çalışmanın ışığında Nöropatik Ağrı Kılavuzu’nu da götürdüklerini ve Sağlık Bakanlığı nezdinde olumlu gelişmeler sağladıklarının altını çizdi.

Prof. Dr Süleyman Özyalçın nöropatik ağrı tedavisinde medikal tedavi dışında kalan uygulamaların geri ödemelerinde kısmi aksamalar olduğunu açıkladı. “Örneğin omurilik pilinin geri ödemesini yapıyor. Bunların bedeli 15.000-20.000 dolar, ama Bakanlık doğru uygulamada geri ödüyor. Sakral stimülasyon pilini başta öderken şimdi ödemiyor. Bu da sakral-kuyruk sokumu ağrılarında etkili. İdrar kaçırmada da kullanılıyordu” diye konuşan Prof. Özyalçın, “bu piller için özel hastanelerde 1-2 günde geri ödeme olurken, üniversite hastanelerinde 4-5 ayı bulabiliyor” dedi.  <<

——————-

Nöropatik Ağrı Tanı ve Tedavi Kılavuzu

>> Nöropatik Ağrı Platformu SNAPS nöroloji, fiziksel tıp ve rehabilitasyon, algoloji, endokrinoloji ve metabolizma, iç hastalıkları, romatoloji, nöroşirurji, onkoloji ve farmakoloji alanlarında çalışmalarını sürdüren akademisyenlerden oluşmakta. Platform tarafından hazırlanan ve nöropatik ağrının 10 ayrı alt tipini kapsayan kılavuz sadece ülkemizde değil, dünyada da hazırlanmış ilk tanı ve tedavi kılavuzu. Nöropatik ağrı alanında yer alan, diyabetik periferik nöropati (şeker hastalığına bağlı gelişen sinir hasarı ağrısı), postherpetik nevralji (zona sonrası görülen sinir tutulumuna bağlı ağrı), fibromiyalji (yaygın kas ağrısı ve hassasiyet ile seyreden kronik ağrı), inme sonrası görülen nöropatik ağrı, nöropatik kanser ağrısı (kanser ve kanser tedavisinin yol açtığı sinir hasarı ağrısı), kompleks bölgesel ağrı sendromu (kırık ve travma sonrası kol ve bacaklarda görülebilen ve sinir dokusunun etkilendiği ağrı), radiküler ağrı (omurilikten çıkan sinirlerin köklerinin yol açtığı ağrı), spinal kord hasarına bağlı gelişen nöropatik ağrı (omurilik hasarına bağlı ağrı), trigeminal nevralji (yüzün duyusundan sorumlu sinirin tutulumuna bağlı olarak görülen şiddetli ani ağrı) ve tuzak nöropatileri (özellikle önkolda sinir dokusunun çevre dokularca sıkıştırılmasına bağlı oluşan ağrı) konuları bu kılavuz kapsamında ele alınmakta. Türk Nöroloji Derneği, Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği, Türk Algoloji Derneği, Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzman Hekimler Derneği, Türk İç Hastalıkları Uzman Hekimler Derneği, Romatoloji Araştırma ve Eğitim Derneği, Türkiye Romatizma Araştırma ve Savaş Derneği, Tıbbi Onkoloji Derneği, Türk Tıbbi Rehabilitasyon Kurumu Derneği, Türk Nöroşirurji Derneği, Palyatif Bakım Derneği, Rejyonal Anestezi Derneği, Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği olmak üzere 13 ayrı dernek kılavuza onay verdiler.

Henüz yorum yapılmamış

Bir Cevap Yazın