Prof. Dr. Zeki Güzel geliştirdiği tekniğe Cerrahpaşa ismini verdi

Tem 11 2008 Published by under 2. Sayı

Prof. Dr. Zeki Güzel, Kaza veya travmalardan sonra çene eklemi işlevini tamamen yitiren hastalar için özel bir ameliyat tekniği geliştirdi.

Tıp eğitimi almak için 1970 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne başlayan Zeki Güzel, yıllar içinde birçok akademik çalışmaya imza attı. Bugün yine aynı fakültede Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanlığı görevini yürüten Prof. Dr. M. Zeki Güzel, 38 yıllık birikimleri sonucu geliştirdiği tekniğine “Cerrahpaşa” ismini verdi. Yıllardır görev yaptığı üniversiteyi onurlandırmak için çalışmasına bu ismi verdiğini belirten Prof. Dr. Güzel, “Tıp eğitiminden sonra Cerrahpaşa’da genel cerrahi uzmanlığı aldım. İki yıl süren askerlikten sonra mecburi hizmet için Hakkari’ye gittim. Döndükten sonra da estetik ve plastik cerrahi dalında uzmanlık eğitimine başladım. 2001′de de  Cerrahpaşa’da profesör ünvanı aldım. Yıllardır burada aldığım eğitimi öğrencilere aktarmaya, tecrübelerimi paylaşmaya devam ediyorum. Bu nedenle kendi alanında bir ilk olduğu için dergide yer alan çalışmama Cerrahpaşa ismini vermek istedim” diyor. 1993 yılında  Oxford Craniofacial Unit’de, 1994’te Glasgow Canniesburn Hospital Head & Neck Surgery ve Oral & Maxillofacial Surgery bölümlerinde, 2000 yılında Londra Harley Street Clinic ve Stamford Hospital’da bu alanda projeler yürüten ve ve 2001 yılında da New York Medical Center’da  misafir cerrah olarak bulunan Prof. Dr. Güzel’in plastik ve rekonstrüktif cerrahinin en saygın dergilerinden biri olan Journal of Oral Maxillofacial Surgery Nisan 2008 sayısında makalesine yedi sayfa ayrıldı.

Kaza veya travmalardan sonra çene eklemi işlevini tamamen yitiren hastalar için özel bir ameliyat tekniği geliştiren Prof. Dr. Güzel, “Ameliyatın ardından kişiler sağlıklı bir şekilde yeniden yemek yemeye ya da konuşmaya başlayabiliyor” dedi. Kaburga kemiklerinden alınan kıkırdaklı kemiği çenenin eklem başı gibi şekillendirdikten sonra, çene kemiğinin ekleme komşu bölümünün kısmının içine yuva hazırlayarak işlemi gerçekleştirdiklerini belirten Prof. Dr. Güzel, “Böylelikle kemik doğru yere doğru şekilde yerleştirilmiş oluyor. Eskiden yana ya da arka kenara bu işlem yapılıyordu. Ancak ondan sonra yine kişilerin çenesini kullanmakla ilgili ciddi sorunları oluyordu. Ancak benim geliştirdiğim teknikten sonra ağzını açamayan birçok hastada çene eklemi normal anatomiye uygun olarak yeniden yapılabiliyor ve bu nedenle bütün dünyada bu sorunun çözümü olarak kabul gördü” açıklamasında bulundu.

Bugüne kadar on hastayı bu yöntemle sağlığına kavuşturduklarını anlatan Prof. Dr. Güzel, tekniğin avantajlarını ise şöyle sıralıyor: “Çene kemiğinin içine yuva açılarak yapılan bu işlem koyduğumuz kemiğe tam kaynama şansı veriyor. Bu yüzden çene eklemi yeniden yapılmak zorunda kalınmıyor. İşlem kulak önünden yapıldığı için yüz sinirlerinin ya da diğer unsurların zarar görme riski daha az.” <<

Henüz yorum yapılmamış

Bir Cevap Yazın