Sanofi-aventis AkademiKA ödülleri sahiplerini buldu

May 12 2009 Published by under 5. Sayı

AkademiKA ödüllerinin bu yılki sahipleri Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi (birincilik), Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi (ikincilik), Kocaeli Tıp fakültesi (üçüncülük) ve Teşvik Ödülleri’nde Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi oldu.

 Sanofi-aventis tarafından başlatılan AkademiKA (Klinik Araştırmalarda Doğru Uygulama Esasları Paylaşım Programı) çerçevesinde ilki bu yıl verilmeye başlanan AkademiKA Ödülleri sahiplerini buldu. 2008’in en iyilerini seçen ve 10 Nisan’da ödülleriyle buluşturan bu programın bu yılki sahipleri Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi (birincilik), Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi (ikincilik), Kocaeli Tıp fakültesi (üçüncülük) ve Teşvik Ödülleri’nde Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi oldu.

On dokuz üniversite ile eğitim ve araştırma hastanesinin başvurduğu AkademiKA Ödülleri’ni değerlendirmek için bir araya gelen Seçici Kurul’da; Sağlık Bakanlığı İlaç Eczacılık Genel Müdürlüğü Temsilcisi Dr. Hanefi Özbek, Klinik Araştırmalar Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Akova, Türkiye Bilimler Akademisi Üyesi Prof. Dr. Emin Kansu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Etik Kurul Başkanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Ayhan, araştırıcı temsilcisi Prof. Dr. Hamdi Akan ve Sanofi-aventis Medikal ve Kurumsal İşler Direktörü Dr. Edibe Taylan yer aldı. Seçici Kurul, 2008 yılı boyunca değerlendirdikleri klinik araştırma başvuruları içerisinde, yerel etik kurul aktiviteleri ve klinik araştırmalar ile ilgili gerçekleştirdikleri diğer özel uygulamalara göre 6 kurumu ödüle layık gördü.

Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü yetkilileri, üniversitelerin tıp fakülteleri ile eğitim ve araştırma hastanelerinin yöneticilerinin katıldığı törende konuşan TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Cevdet Erdöl, Türkiye’nin ilaç Ar-Ge’sinde altyapısı ve sağlık personeliyle büyük potansiyele sahip olduğunu söylerken, gerekli mevzuatların yayınlanmasıyla sanayinin de desteklendiğini ifade etti. Hükümet olarak bilgi üretimini ve Ar-Ge çalışmalarını desteklediklerini belirten Erdöl, “Yayınladığımız yeni yönetmelikle Sanayi Bakanlığı, hayata geçirilme potansiyeli olan başarılı tezlerin uygulanması için gereken yatırımlara yüzde 75 oranında karşılıksız destek veriyor” diye konuştu.

Sağlık Bakanlığı İlaç Eczacılık Genel Müdürlüğü Temsilcisi Dr. Hanefi Özbek ise Türkiye’nin ilaç Ar-Ge’sinde 500 milyon dolarlık potansiyeli bulunmasına rağmen 40 milyon dolar yatırım çektiğini vurguladı. Özbek sözlerine şöyle devam etti : “Klinik araştırmacıların mezuniyet sonrası eğitimi için çalışma yapıyoruz. Bu yıl 1000 kişinin eğitimesi planlanıyor. 2011′de klinik araştırmacıların yüzde 70′inin eğitimini tamamlamış olmasını öngörüyoruz.” 

Sanofi-aventis Türkiye Genel Müdürü Olivier Guillaume, “Türkiye ürettiği veri kalitesi ve araştırma deneyimiyle tüm dünyanın dikkatini çekiyor. Sanofi-aventis de karşılanmamış tıbbi gereksinimler için en çok Ar-Ge faaliyeti yapan öncü firmalardan biri olarak Türkiye’nin bu potansiyeline yatırım yapıyor. Biz de uzman kadromuzla Türkiye’de bu alandaki ilkleri gerçekleştirerek Amerika ve Avrupa’nın araştırma alanında önde gelen ülkeleriyle yarışır konuma geldik” dedi. Ayrıca Sanofi-aventis Türkiye hakkında bilgi veren Guillaume, “Sanofi-aventis grubu olarak Sanofi Pasteur ve Eczacıbaşı-Zentiva ile birlikte Türkiye’nin lider ilaç firması konumuna geldik. 2008′de 600 milyon Euro satış gerçekleştirdik ve 2500 kişiye istihdam sağlıyoruz. Şimdi aşı alanında da atağa geçerek Türkiye’de bir ilki gerçekleştirmeye, aşı ambalajlamaya daha sonrasında da dolum yapmaya hazırlanıyoruz” dedi. AkademiKA Ödülleri’nin Türkiye’nin bilimsel ve tıbbi gelişimi açısından büyük önem taşıdığını da vurgulayan Guillaume, “Türkiye’nin lider firması olarak bu doğrultuda klinik araştırmaların daha da ileriye gitmesi için yatırımlarımızı ve çalışmalarımızı artırarak sürdüreceğiz” diye konuştu.  <<

——————-

Medikal Direktör Dr. Edibe Taylan: “Türkiye olarak

potansiyelimiz 400 milyon doların üzerinde”

>> Sanofi-Aventis Medikal ve Kurumsal İşler Direktörü Dr. Edibe Taylan Ar-Ge kökenli bir firma olarak bu faaliyeti Türkiye’de de sürdürmeyi istediklerini, hem de bir öncelik olarak kabul ettiklerini vurguladı. Dr. Taylan şunları söyledi: “Bilim insanı, hasta ve sanayi olarak potansiyel bir ülkeyiz. Firmamız faz II-IV çalışmaları Türkiye’de yapmaya başladı. Bu şekilde klinik araştırmalara deneyim ‘know-how’ aktarmamız da söz konusu. Geçen yıl 11 milyon dolar araştırma yatırımı yaptık ve sürdürmeyi planlıyoruz.” Dr. Taylan Türkiye’nin inanılmaz bir potansiyeli olduğunu belirtirken, diğer ilaç firmalarıyla birlikte 40 milyon dolarlık bir yatırım yapıldığını, ne var ki gerçek potansiyelin bunun en az 10 katı olduğunu, hatta kolaylıkla aşılabileceğini vurguladı. Taylan sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak mesele öyle ya da böyle mevzuatın uygunluğuna dayanıyor. Biz bu konuda Sağlık Bakanlığı’nın olabildiğince özverili çalıştığını biliyoruz, hızlı ve doğru bir düzenleme Türkiye’nin dünya klinik araştırmalar pazarındaki rekabetçi gücünün de artması anlamına geliyor”.

 Prof. Dr. Akova: “Yeni mevzuat işlemleri hızlandırdı”

Klinik Araştırmalar Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Akova da yarısı uzman 100 bin hekim ve 70 milyonluk nüfusla çok daha fazlasının başarılabileceğinin altını çizdi: “Türkiye pek çok ülkeye göre çok büyük bir potansiyel taşıyor, ne var ki bütün temel malzemelerin varlığına rağmen helva yapılabilmesi için iyi bir koordinasyon gerekmekte. Örneğin bizim nüfusumuzun onda birine sahip İsrail bizden çok daha iyi durumda. Bu noktada belki yeniden vurgulamamız gerekiyor ki, klinik araştırmalar tıbbın ilerlemesinde vazgeçilmez bir unsur; yeni geliştirilen ilaçların klinik araştırmalarla insanlarda denenmeden uygulamaya sokulması mümkün değil. Bizde araştırma kültürüyle ilgili bir defekt var, hekimlerin eğitiminde klinik araştırma dersi verilmiyor. Aynı sorun mezuniyet sonrası eğitim için de söz konusu. Türkiye aslında mevzuat açısından pek çok ülkenin önündeydi, ne var ki aradan geçen dönemde yenilenemedi. Bu yılın başında çıkan yeni mevzuat ile çok daha kolay izin alınabilmekte. Bürokratik işlemlerde komitelerin inceleme süreleri artık çok kısaldı.”

Henüz yorum yapılmamış

Bir Cevap Yazın