Günümüz bilimine samimi bir eleştiri

Yapılan onca araştırmaya karşılık, bilimin topluma katkısı nedense duraklama aşamasında. Her yıl milyarlarca dolar harcanan projelerden birkaç yeni ilaç ve aşı dışında geriye kalan, hektarlarca orman dolusu araştırma raporu ve bir daha okunmayacak binlerce basılı yayın. Özellikle tıp alanında geriye dönüp baktığımızda, görüyoruz ki alabildiğimiz yol, belki birkaç arpa boyu, belki de bir arşın. Bilim […]

İstanbul Klinik Araştırmalar İnisiyatifi etik kurullar sorununu tartıştı

İstanbul Klinik Araştırmalar İnisiyatifi Genel Koordinatörü Prof. Dr. Yağız Üresin: “Toplum bizden tıpta ilerleme bekliyor, kansere çözüm, kalp hastalığına çare bekliyor. Ama araştırma yapınca da kobay olarak kullanıyorsunuz diyor. Bu da bize çevrimsel bilim üzerine konuşmamız gerektiğini anlatıyor. Klinik verilerimizi toplumla paylaşmamız, yani ikinci çevrimi yapmamız gerekiyor.

İş dünyası Oscarları sahiplerini buldu

Kendisi de ödül alan AkademiKA Ödüllerinde bu yıl İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi birincilik ödülünü alırken Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi ikinciliğe, Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi ise üçüncülüğe layık görüldü.

Novartis Sürdürülebilir Kalkınma Vakfı Başkanı Prof. Dr. Klaus Leisinger

Daha iyi eğitim şansı yakalamış olan kesimlerin toplumun geneli için taşıdığı  sorumluluk diğer vatandaşların çok üzerinde olmalı. Özellikle de akademisyenler, akademisyenlerin görevi öğrencilere ders anlatmakla bitmiyor, öğrencileri ve toplum için rol-model oluşturmak zorundalar. Toplumun iyi eğitim şansını yakalamış olan bireyleri,  bunu elde edemeyenlerle aralarında oluşan farkı gidermeye çalışmalılar.

Gün aşırı bir yumurta, doktor bana dokunma

Uzmanlar sağlıklı insanların yumurta alımını kısıtlamalarının gereksiz olduğu sonucuna varmışlar. Bireyin kolesterolü düşük olduğu sürece günde bir yumurta o sınırın içinde kalmakta.

İlim ve bilim konusunda düşünceler

Günümüz bilimine samimi bir eleştiri İlim ve bilim birbirlerinden farklı kavramlardır, ilim “emarelerden (belirtilerden) çıkarıma varma”, bilim ise bunu bilme durumudur.

Bir tıp fakültesi dekanına mektup

Bu mektup geçen ayların tartışmalı gündeminin ardından bize ulaştırıldı. Kimin yazdığı önemli değil, ancak “Türkiye’de tıp eğitiminin genel bir fotoğrafı olarak bütün hekim adaylarının aynı görüşü paylaştığı açıkça ifade edildi. Hiç değiştirmeden yayınlıyoruz.

Bir tatlı tebessüm

Bir önceki sayıda siz değerli dostlarıma bu hastalığı yenmiş kişilerin öyküsü ile karşınıza çıkacağımı belirtmiştim. İşte size yaşanmış dopdolu bir yaşam öyküsü, Melek Sevil İrengü, yani “bir tatlı tebessüm!” Okudukça dertlerinizi unutacaksınız. En kısa bir zamanda şifa bulmanız dileklerimle. Lütfen örnek öykülerinizi benimle paylaşın.

İyi ve kötüye karşı "uygunluk" kendi zamanını bekliyor

“Uygunluk ölçülerinin önemsenmediği tercihlerle gelen bazı yeni yöneticiler tarafından tüm bu çalışmalar, uygulama ve işleyişler, verilen emekleri ile birlikte idarece tercih edilen bu otomasyon sistemine aktarılamamış ve çöpe atılmıştır. Bugünkü yönetimin olmazsa olmaz saydığı bu çöpe atılmış uygulama ve işleyişleri, yeniden hayata geçirmeye çalışmakta olduğunu görmek kurum adına oldukça sevindiricidir.”

Alaattin Akçasu ile tıp tarihi

Bu makalenin amacı, yakın tıp tarihimizin önde gelen figürlerinden birisi olan Prof. Dr. Alaattin Akçasu’yu tanımak ve ayrıca onun ayak izlerini takip etmek yoluyla Türkiye’nin yakın dönem tıp tarihi hakkında bilgimizi arttırmaktır. Biricik kaynağımız, kendi düşünüş biçimi, kişiliği, çalışmaları, o dönemdeki eğitim ve çalışma koşulları, kendi zamanının siyasi yaklaşımları ve bilimsel uygulamaları, kendisi ve meslektaşlarının başarıları üzerine kendisinin anlattıklarıdır. Bu makalenin son satırlarını okuyup bitirdiğimizde, sadece kendisi değil, kendi zamanının diğer önde gelen figürleri, özellikle de Prof. Dr. Akçasu’nun bilimsel hayatının bütününü adamış olduğu “Farmakoloji ve Tedavi Kliniği”nin kurucusu olan Ord. Prof. Dr Akil Muhtar Özden hakkında daha geniş bilgi sahibi olacağız.