Yazılar

Zaman ‘dik durmak’ zamanıdır!

Tam Gün Yasası’nın Ocak 2011 sonunda yürürlüğe girmesiyle birlikte Türkiye’nin “kritik” sağlık yükünü kaldıran üniversite hastaneleri ciddi bir darboğaza sürüklenecek. “Özel muayene” olarak adlandırılan uygulamanın da sonlandırılmasıyla üniversite hastanelerinin “dönmelerini” sağlayan gelirleri ortadan kalkacak. Üniversite hocalarının en iyi, en başarılı kesimi ya görevini tamamen bırakıp özel hastanelere geçecek ya da kırılıp, kuruyup, çekilecek.

Tam Gün Yasası üniversite hastanelerine ciddi zarar verecek

Üniversitelere biçilen “doğan görünümlü şahin” modeli Mesele tıbbi bilgi ve beceriye gelince ister Da Vinci robotik cerrahi sistemi kurun, ister nokta atışlı ışın tedavisi cihazları yerleştirin, isterseniz akıllı bina teknolojisi de dahil her  türlü teknik olanakla donatın ve yerlerini granitle kaplayın, ciddi sağlık sorununu  çözmeniz mümkün değil. Sorunun içinden çıkamayacaklarını anladıklarında hastayı “sen en iyisi […]

Günümüz bilimine samimi bir eleştiri

Yapılan onca araştırmaya karşılık, bilimin topluma katkısı nedense duraklama aşamasında. Her yıl milyarlarca dolar harcanan projelerden birkaç yeni ilaç ve aşı dışında geriye kalan, hektarlarca orman dolusu araştırma raporu ve bir daha okunmayacak binlerce basılı yayın. Özellikle tıp alanında geriye dönüp baktığımızda, görüyoruz ki alabildiğimiz yol, belki birkaç arpa boyu, belki de bir arşın. Bilim […]

İlim ve bilim konusunda düşünceler

Günümüz bilimine samimi bir eleştiri İlim ve bilim birbirlerinden farklı kavramlardır, ilim “emarelerden (belirtilerden) çıkarıma varma”, bilim ise bunu bilme durumudur.

2010’da ana hedefimiz yeni hocalar çıkartmak olmalı!

Bilmem farkında mısınız, İstanbul Üniversitesi’nde gerçek hocaların sayısı giderek azalmaya yüz tuttu. Çünkü hocalık sanatçılık gibidir, onu siz ya da meslektaşınız kendinize atfedemez, üçüncü şahısların, daha doğrusu toplumun bunu onaylaması gereklidir. İstanbul Üniversitesi’nin özellikle tıp fakülteleri var olanlara yeni hocalar eklemekte zorlanıyorlar. Bir Türkan Saylan, bir Güngör Ertem, bir Yavuz Bozfakıoğlu daha çıkaramıyoruz. Bu nedenle […]